Teşekkürler Elif Şafak . Böyle güzel bir kitap yazdığınız, biz annelere kelimeleri bulup da ifade edemediğimiz şeyleri anlattığınız için. Bence bu kitabın başında ''Dikkat hiç bebek sahibi olmamış kadınlar için tehlikeli ve sakıncalıdır.'' diye bir ibare olmalı, zira ben ilk bebeğimde kitabın son kısımlarındaki cümleleri okusaydım... Ama kitabı ortalara kadar adeta yudum yudum okudum çok soğuk bir içecekle sussuzluğumu giderecek gibi içtim. Ben kitabın ortalarındayken siz ikinci bebeğinizi dünyaya getirdiniz.İnternette resimlerinize baktım.Annelik ne büyülü bir dünya, o kadar ağır günlere rağmen , tekrar tekrar yaşamak zor gelmiyor dedim insana.Umarım yeni bebelerinizde:) o günleri birdaha yaşamazsınız. İçinizdeki tüm sesleri bir karaktere, ete kemiğe bürümeniz.Parmak kadınlarla olan diyaloglarınız, iç dünyanıza yaptığınız derin yolculuklar harikaydı.artık sizden bebek ve anne üzerine kitaplar bekiyoruz... onlaruyurken
o öğretmen den ,o okul dan illallah demişti artık.eğitimci böyle olurmu diyip diyip kendi kendine kızıyor .bir çıkış arıyor ,acaba başka bir okulmu diyordu. o gün okuldan gelince çocuklar ,öğretmenimiz hikaye kitabı istiyor okul kitaplığı için ,dedi annesine . öyle öfkeliydiki, hiç yapmıyacağı bir şeyi yaptı düşüncelerine katılmadığı bir sürü kitabı toparladı ve okula gönderdi.birde bu öğretmen için şimdi kitap almaya mı gidilirdi.ama annenin atladığı bir gerçek vardı. aradan bir sene geçmişti ,anne çocukların okuldan düzenli aldıkları kitapları inceliyordu,acaba fikir dünyalarına neler giriyor diye .birde baktı oda ne.küçük kızın elindeki kitap geçen sene okula gönderdiği kitaplardan biriydi... kitaplar yine mesaj vermişti ona ,belki başka bir dilde bu sefer ama. onlaruyurken
Hazırlıksız kurulan evlilikler de kötü olan evlilik değil,eşlerin eksikve yanlışbilgi- beceri davranışlarıdır.
Hiç kimse mesleğine hazırlıksız başlamaz.peki ya evlilikneden bu kadar küçümseniyor ,neden önem verilmiyor, sonrada doğal sonuçları olan huzursuzluk,mutsuzluk ,şiddet alay,hakaret ve ayrılık acısı neden evliliğe yükleniyor.?
Dr.semin güler oğurtan
Bu sözler kitabın önsözünden minik bir alıntı.
Kitabın ismi :aile kurmak –aile olmak
Yazarları .Dr .Semin Güler Oğurtan ve çocuk doktoru Mediha Ürkmez
Semin güler i şahsen tanıma imkanım benim olmadı ama asfur seminerlerine düzenli katıldığından hakkında biraz bilgim var .bir defa konuk olarak bende gittim açıkcası bir saatlik seminer beni çok etkiledi.evlilik öncesi hazırlık,eş seçiminde dikkat edilecek hususlar eş adayını tanımak için yapılması gerekenler.evlilikte dikkat edilmesi gerekenler ,evliliğin devamı ve gerçek bir mutluluk barınağı olması için yapılabilecekler,kayınvalide gelin ilişkilerinde anne kız gibi olabilmenin yolları,çocukluk ve ergenlik döneminde yapılması gerekenler ve insanlarla ilişkilerimizde doğru anlaşılmak,doğru anlamak için yapılması gerekenler .şu an aklıma gelenler bunlar.
yazar bekarlar için ,eşler için kayınvalide ve gelinler için , ergenlik dönemi için seminerler düzenliyor ,birde aile danışmanlığı yaptığnı biliyorum.
Kitap iki bölümden oluşuyor.birincibölümü
Birinci bölümde saydığım şeyler kısa kısa değinilip geçilmiş.
İkinci bölüm de mediha ürkmez ,aileye yeni katılacak bebeğe hazırlık bebekleri bakımı , çocukluk dönemi ,ergenlik dönemi gibi konulara değinmiş
Ben kitabı çok beğendim,her şey azar azar ele alınmış belki ama ,230 sayfalık bir kitaptan daha fazlasını beklemekde yanlış olur sanırım.
onlar uyurken
kitapın birinci baskısını beğenmemiştim.ama ikinci baskıda gereken düzeltme ve düzenlemeler yapılmış .birinci baskısının kapağı böyle sakın bunu almayın
ikinci baskısının kapak resmini bulamadım .eğer okumayı düşünürseniz bu yeşil kapaklı baskısını almayın ,çünkü bu yayın evinin ilk baskısı
İçinde bulunduğumuz çağ, "şimdi"yi yaşamamıza fırsat vermiyor, her şey gelecek için yapılıyor. Aynı anda o kadar çok şey yapıyoruz ki insani ilişkilerimiz gün içinde hallediliveren işlerden sadece biri haline geliyor. İşkoliklik, kendine sevdalanmanın değişik bir örneği olarak genç profesyoneller arasında yükseliyor. Hayatın ritimlerini pazarın ritimlerine ayarlayan, ancak paraya tahvil edilebilen değerlere önem atfeden yeni bir benlik, küresel rüzgârla birlikte dünyaya yayılıyor. "Her şey çok hızlı gerçekleştiğinde kimse hiçbir şeyden emin olamaz, kendisinden bile" diye yazmıştı Kundera, Yavaşlık adlı romanında. Gerçekten de hız bizi uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Aslında bütün varlığımızla hiçbir yerde değiliz, parça parça orada ve buradayız. Hızlandıkça zaman kazanmıyor, sadece parçalanıyoruz. Kendimizi bulmak için hayatın kendi ritmine geri dönmeye ihtiyacımız var. İşte bu yüzden, kendi kendimize "Yavaşla!" diyoruz. Çünkü yavaş güzeldir… Doç. Dr. Kemal Sayar ile bizleri hızın ve değerlerini yitirmiş bir hayatın tutsağı olmaktan kurtulmaya davet ediyor. YAVAŞLA, modern çağın getirdiği hız eksenli hayatın, mahremiyetin yitirilişinin, aile ilişkilerindeki çözülmenin, teknoloji odaklı yaşamlarda görülen iletişim kaybının güncel bir eleştirisi. "Modern Mutsuzluk", "Modern Zamanlarda Aile", "Benliğin ve Toplumun Krizi" ve "Yavaş Güzeldir" adlı bölümlerden oluşan kitap bir modern zaman eleştirisi olmanın yanı sıra, eleştirdiği olgulara çözüm önerileri getiren, kaybedilen manevi zenginliği yeniden bulmaya davet eden bir çalışma. Hız eksenli bir hayata eklemlenmek durumunda kalan ve bu kısır döngüden rahatsız olanlar YAVAŞLAYIN! Bu dünyadan bir kere geçeceksiniz!
İçinde bulunduğumuz çağ, "şimdi"yi yaşamamıza fırsat vermiyor, her şey gelecek için yapılıyor. Aynı anda o kadar çok şey yapıyoruz ki insani ilişkilerimiz gün içinde hallediliveren işlerden sadece biri haline geliyor. İşkoliklik, kendine sevdalanmanın değişik bir örneği olarak genç profesyoneller arasında yükseliyor. Hayatın ritimlerini pazarın ritimlerine ayarlayan, ancak paraya tahvil edilebilen değerlere önem atfeden yeni bir benlik, küresel rüzgârla birlikte dünyaya yayılıyor. "Her şey çok hızlı gerçekleştiğinde kimse hiçbir şeyden emin olamaz, kendisinden bile" diye yazmıştı Kundera, Yavaşlık adlı romanında. Gerçekten de hız bizi uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Aslında bütün varlığımızla hiçbir yerde değiliz, parça parça orada ve buradayız. Hızlandıkça zaman kazanmıyor, sadece parçalanıyoruz. Kendimizi bulmak için hayatın kendi ritmine geri dönmeye ihtiyacımız var. İşte bu yüzden, kendi kendimize "Yavaşla!" diyoruz. Çünkü yavaş güzeldir… Doç. Dr. Kemal Sayar ile bizleri hızın ve değerlerini yitirmiş bir hayatın tutsağı olmaktan kurtulmaya davet ediyor. YAVAŞLA, modern çağın getirdiği hız eksenli hayatın, mahremiyetin yitirilişinin, aile ilişkilerindeki çözülmenin, teknoloji odaklı yaşamlarda görülen iletişim kaybının güncel bir eleştirisi. "Modern Mutsuzluk", "Modern Zamanlarda Aile", "Benliğin ve Toplumun Krizi" ve "Yavaş Güzeldir" adlı bölümlerden oluşan kitap bir modern zaman eleştirisi olmanın yanı sıra, eleştirdiği olgulara çözüm önerileri getiren, kaybedilen manevi zenginliği yeniden bulmaya davet eden bir çalışma. Hız eksenli bir hayata eklemlenmek durumunda kalan ve bu kısır döngüden rahatsız olanlar YAVAŞLAYIN! Bu dünyadan bir kere geçeceksiniz!
kitabın tanıtımın dan alıntı çok ilgimi çekti .en kısa zaman da okuyacağım inşaallah ,belki umduğum kadar faydalı olmayacak ama doğrusu tanıtım yazısı beni kitaba yönlendirdi .