blogcu ONLARuyurken
alıntı - ONLAR UYURKEN - Blogcu



ONLAR UYURKEN

11/11/2009 - sadece yaşayarakmı öğrenilir

Kategori: alinti


bazı insanlar kitaptan öğrenilmiş bilgiyi küçümser ve insan yaşamadan öğrenemez derler..yaşanmadan öğrenilmez felsefesi,öğrenmeden yaşamayı seçenlerin (öğrenemeden hayata atılmışların)ideolejisidir...öğrenmenin tek yolu yaşamak olmadığı gibi,en pahalı yolu yaşayarak öğrenmektir...
m.sekman

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/3/2009 - MAVİ PATİKLER(ALINTI)

Kategori: alinti



BEN İM PATİKLERİM PEMBE AMA BU YAZININ  HANGİ RUH HALİ İLE YAZILDIĞINI TAHMİN EDEBİLİYORUM  ...
SONUÇTA ERKEK LERİ BU RUH HALİYLE YETİŞTİREN BİZ PEMBE PATİKLİ ANNELERİZ.
ÇOK MİZAHİ OLMUŞ TEŞEKKÜRLER...

ONLAR UYURKEN




"Erkekler ağlamaz."
"Erkekler korkmaz."
"Erkekler kari gibi gülmez."
Derken ortalık dul kadından geçilmiyor. Zira zavallı  erkekler genç yasta Hakkın rahmetine kavuşuyorlar.
 Siz hiç kapı komşusuna sabah kahvesine gidip karisini çekiştiren erkek gördünüz mü?
Fare görünce bağıran?
"Bu ara sinirlerim zayıf" deyip ha bire ağlayan?
Oysa onlar da kadınlarla ayni duygulara sahip olarak geliyorlar dünyaya. Lakin daha ilk gün ayaklarına mavi patik giydirmek suretiyle "Ağır ol bakalım!" diyoruz.
"Ne alâkası var mavi patikle?" demeyin. Mavi soğuk ve ciddi bir renktir. Kime isterseniz sorun. Ve katiyen tesadüf değildir o patiklerin rengi. Düşünülmüş, taşınılmış,seçilmiştir.
Ayağa giydirildiği anda kulağa şunlar fısıldanmış demektir:
Sen erkeksin. Erkek olmanın gerekleri vardır. Ömrünün sonuna kadar bunları yerine getirmekle yükümlüsün. Ömrünün süresi ise çatlama kat sayına bağlı. İçine ata ata ne kadar yasayabilirsen artık.Bize sorarsan pek uzun süreceği kanaatinde değiliz.
Dikkat edeceğin husus, en dramatik hallerde bile mavi patikli
olduğunu unutmamandır.
Misal,Âşık oldun.
Sakin belli etme. Bırak karsındaki yansın tutuşsun. Sen ağır ol. Molla desinler yeter ki aşık demesinler.
Misal,Sevgilinden ayrıldın.
Sakin ağlayıp sızlama. Yine bırak karsındaki yıkılıp sürünsün. Gözyaşı dediğin kadın kısmına yakışır. Zaten senin gözyaşı bezlerin mavi patik operasyonuyla alınmış bulunuyor.
Misal, Eve hırsız girdi.
Karınla yataktasınız. Tıkırtı duydunuz ya da hırsızla burun buruna geldiniz. Kim boğuşacak adamla? Bak bakalım karinin ayaklarına! Ne renk patikleri? Pembe. Ya hırsızınkiyle seninki?
Mavi. Kural, Mavililer boğuşacak. Pembeliler bağıracak. Herkes görevini bilsin. Ta doğum hanede yapıldı bu is bölümü.
Misal, Esinle kavga ettin.
Ne yapacaksın? Hiç. İşine gidip hiçbir şey olmamış gibi çalışacaksın. "Ay İsmail çok sinirim bozuk, benimki sabah sabah anneme laf etti" diyemezsin. Karin o esnada telefonun başında, bir sigara ve bir kahve eşliğinde arkadaşlarına seni çekiştiriyor olabilir. Olsun. Onun  mazereti var, patikleri pembe.
Misal, Evde aniden bir böcek peydahlandı.
Kim gidecek üstüne? Tabii ki sen. Zira karinin gitmesi hiçbir ise yaramaz. Böcek renk körü mü? Maviyle pembeyi ayıramaz mi? Ve sorarım sana, hangi böcek pembeden korkar? Tam tersine aşka gelip karinin üzerine tırmanmaya bile kalkışabilir.
Ama mavi... Bırrrrr.
Misal, Savaşa gidilecek.
Kim gidecek? Tabii ki Mehmetçik. Sen hiç "Vatan sağolsun" diye bağıran Ayşecik gördün mü? Benim bildiğim Ayşecik kameranın karsısında "Size baba diyebilir miyim amca?" diyordu ve hatırladığım kadarıyla omuzunda tüfek falan da yoktu. Diyeceğim, mavi patikli olmak zor zanaat.

"(Dr. Levent Bilgin)
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/7/2008 - SİYAH SÜT

Kategori: alinti

 
Annelik dünyanın en yaşanılası, en muhteşem lütuflarından biri; güzel ki hem de nasıl. Aldığı tüm övgüleri fazlasıyla hak ediyor.


Öylesine benzersiz, öylesine kıymetli... aynı zamanda çetrefil, karmaşık ve kimi zaman hayli ağır.insanın yüreğini hamur gibi alıp dönüştüren,kainatın ritmiyle buluşturan eşsiz bir tecrübe.

ama anneliğin sadece ve sadece pozitif yanlarından bahsedilmesinde yanlış ve yanıltıcı birşeyler var.zira annelik aynı zamanda çetrefil, karmaşık kimi zaman hayli ağır.bu sürece hazırlıksız yakalananlarda,kendini pek bi hazır zannedenler de derinden sarsılabiliyor.üstelik daaha evvel anne olmuş olmakta pek işe yaramıyor sanki.

her hamilelik farklı bir hamilelik,her bebek farklı bir bebek.

tıpkı birbirine zerre kadar benzememesi gibi  uzaktan aynı zannedilen kar tanelerinin...
elif şafak

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/6/2008 - ...

Kategori: alinti

Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse…

Beceriksiz adımlarla yürüyen bir kıza rastlarsanız. Sanki düşecekmiş gibi, sanki ayakları birbirine dolaşacakmış, bir yere takılacakmış gibi. Merdiven kollarını sıkı sıkı tutuyorsa. Aceleyle yürüyorsa mesela. Kalkacak son vapura, son trene yetişecekmiş gibi hızlı atıyorsa adımlarını. Yere, toprağı incitecekmiş gibi basıyorsa, yer çatlayacakmış gibi ürkek atıyorsa adımlarını. Şaşkınsa bir masaldan şehre düşmüş gibi.

Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse…

Utangaç bir kız yüzüyle karşılaşırsanız, başını yerden kaldırmıyorsa. Gözlerine hüzün düşmüşse. Karanlık değmişse bakışlarına. Gece gökyüzünü seyretmekten ay ışığının izi kalmışsa yüzünde. Gözlerinden yıldızlar dökülüyorsa mesela. Nereye baktığı anlaşılmıyorsa. Her şey gözlerinde kayboluyorsa. Kirpiklerine yakamozlar takılmışsa. Gözleri denize bakan bir balıkçının gözleri gibiyse.

Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse…

Genç gürültülerin arasında sessiz bir kıza rastlarsanız, kalabalığın ortasında bir sükut yürüyorsa. Tam konuşacakken dudakları titriyorsa, saklaması gereken bir sırrı taşıyormuş gibi. Bir ortaçağ bilgesinin susuşu gibiyse sessizliği. Henüz evrenin yaratılmadığı zamanlardan kalma bir sükutsa mesela. Bir Hint hikayesinin tanrısal suskunluğunu taşıyorsa.

Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse…

Saçlarını taramayı becerememiş bir kızla karşılaşırsanız. Konuşurken saçlarını savurmuyorsa. Sıkı sıkıya tokalarla yapıştırmışsa saçlarını. Uyumsuz kıyafetler varsa üzerinde. Yakıştırmamışsa giydiklerini. Güzelliğinden utanıyorsa mesela. Yaz sıcağında boğazlı bir kazak giymişse. Bir pardesü giyip yün bir başlık takmışsa kafasına. Ya da modası geçmiş bir şapka takıyorsa. Ellerini sürekli başına götürüyorsa, saçlarını tıkıştırıyorsa şapkasından içeri. Ürkekse, bir başınaysa…

Bilin ki o kız, başörtülü bir kızdır.

Bilin ki, bir kez daha kaybetmişizdir.

                             tarık tufan

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

hakkımda

>onlar uyurken yazdıklarım< blogcu ONLARuyurken

 

blogcu ONLARuyurken
blogcu ONLARuyurken

kategoriler

onlaruyurken

arkadaşlarım

sadiyka
zeynepalp
tuva
blogekle
sumeyye2
leyl
ahfa
kasimpati
turkanka
1982fatma
asfur
asfur2
sessizada
nescafe
seraparda
perisel
eminedantelorgu
zulaldenornekler
ahbuhayat
gulefsan
zalimmm
cocuklarimiz
baharcicegi
nisan20
muhacirkizi26
mondlicht
blogcu ONLARuyurken
blogcu ONLARuyurken

Stick Figure Family at FreeFlashToys.com